Ana içeriğe geç
Lütfen telefonunuzu dik konuma getiriniz.

Tarihçe

Osmanlı Devleti’nde 19. yüzyılın başlarından itibaren hız kazanan modernleşme hareketleri, sağlık alanında da önemli dönüşümlere yol açmıştır. Bu süreçte hekim ve cerrah yetiştirmek amacıyla 14 Mart 1827 tarihinde Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Mamure açılmış; böylece Osmanlı’da modern tıp eğitiminin temelleri atılmıştır. Ancak artan savaşlar ve ordunun sağlık hizmetlerine duyduğu ihtiyaç, mevcut okulların beklentileri karşılamadığını göstermiştir. Bunun üzerine Avusturyalı hekim Dr. Karl Ambrose Bernard, modern bir tıp okulu kurmakla görevlendirilmiş ve 1839’da Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane açılmıştır. Bu okul, yalnızca modern tıp eğitiminin değil, aynı zamanda eczacılık öğretiminin de kurumsallaştığı ilk yer olmuştur.

Zamanla eczacılık eğitimi yalnızca askerî değil, sivil öğrencilere de açılmış; 1867’de Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye kurulmuş ve burada Türkçe eğitim verilmiştir.  Tüm bunlara rağmen 19. yüzyılın sonunda ise Osmanlı tıp ve eczacılık eğitimi istenilen düzeye ulaşamamış, bunun sonucunda Sultan II. Abdülhamit döneminde Alman hekimler Prof. Dr. Robert Rieder ve Dr. Georg Deycke davet edilmiştir. 1898’de kurulan Gülhane Seririyat Hastanesi, hekim ve eczacıların pratik bilgi ve becerilerini modern koşullarda geliştirebilecekleri bir merkez haline gelmiştir.

Gülhane’nin Türk Eczacılık Tarihindeki Önemi

Osmanlı Devleti’nde eczacılık alanındaki ilk üretim, Gülhane’de Dr. Rieder döneminde kurulan “Tımariye İmalathanesi” adlı birimle başlamış; burada başlangıçta hastanenin ve ordunun ihtiyacına yönelik sargı bezi üretilmiştir. Daha sonra Malzeme-i Sıhhiye-i Askeriye İmalathanesi adıyla geliştirilen laboratuvarlarda kinin, aspirin ve aşılar üretilmiş; bu üretim, Osmanlı’da gerçek anlamda farmasötik üretimin başlangıcı olmuştur. Balkan Savaşları sırasında Avrupa ile ulaşımın kesilmesi nedeniyle sargı bezi ve tıbbi malzemelerin yerli olarak üretilmeye başlanması, Türk eczacılık tarihinde önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir.

Cumhuriyet’in ilanından sonra da askerî eczacıların eğitimi Eczacılık Mektebi ve Gülhane Askerî Tatbikat Okulu iş birliğiyle sürdürülmüştür. 1933’te gerçekleştirilen üniversite reformu sırasında Gülhane’de Eczacı Yüzbaşı Naci Çağlar tarafından İspençiyari Kimya Şubesi (bugünkü adıyla Gülhane Eczacılık Bilimleri Merkezi) kurulmuş; burada askeri eczacılara farmasötik kimya, toksikoloji, sterilizasyon, salgın hastalıklar ve tıbbi lojistik gibi alanlarda ileri eğitim verilmiştir.

Bu dönemde Naci Çağlar’ın ardından yetişen Askeri Eczacı Mustafa Suner, Gülhane’de 1938’de “Zerk Mahlülleri Laboratuvarı”nı kurarak ampul ve parenteral solüsyon üretimini başlatmıştır. Suner, “Tababette Zerkedilecek Mahluller” ve “Hekim ve Eczacılar İçin Pratik Bilgiler” adlı eserleri aracılığıyla Gülhane’de kazandığı deneyim ve eczacılık bilgisini ülkemizdeki meslektaşlarına aktarmıştır. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yaptığı dönemde Prof. Dr. Mustafa Suner, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin kurulması fikrini ilk kez ortaya atan kişi olmuştur. Suner’in ardından Gülhane Eczacılık Bilimleri Merkezi’nin yönetimini devralan Prof. Dr. Enver İzgü ile 2. Bölge Eczacı Odası, 23 Eylül 1960’ta Ankara Eczacılık Fakültesi’nin kurulması tasarısını TBMM’ye sunmuş; öneri, dönemin Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Bedrettin Tuncel’in desteğiyle kabul edilmiş ve 16 Aralık 1960’ta Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

1950’li ve 60’lı yıllarda Farmasötik Kimya ve Farmakoloji Enstitüsü adıyla anılan Gülhane Eczacılık Bilimleri Merkezi’nin bilimsel kapasitesi genişlemiş; farmasötik kimya, farmakodinami ve toksikoloji alanlarında hem eğitim hem de analiz faaliyetleri sistemli hâle getirilmiştir. Bu dönemde merkez, orduya alınacak ilaçların kimyasal kontrollerini yapmış, uyuşturucu ve toksikolojik incelemeler yürütmüş, ayrıca parenteral solüsyon üretimini sanayi ölçeğine taşımıştır. 1970’lerde yıllık üretim 100.000 şişeyi aşmış, hatta Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında birkaç gün içinde binlerce hastaya yetecek miktarda solüsyon hazırlanabilmiştir.

Aynı dönemde Merkez, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ilaç ve sıhhi malzeme kontrol merkezi olarak işlev görmüş; orduya uzman eczacılar yetiştirmenin yanı sıra, farmasötik araştırmalar yürütmüş ve “Türk Silahlı Kuvvetleri İlaç Şartnameleri” gibi bilimsel kılavuzlar yayımlamıştır. Gülhane’de yürütülen bu çalışmalar hem askerî eczacılığın hem de Türkiye’de modern farmasötik bilimin gelişmesinde belirleyici olmuştur.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesi, Bakanlar Kurulu’nun 17 Temmuz 2017 tarihli ve 2017/10581 sayılı kararıyla kurulmuş, kuruluş kararı ise 17 Ağustos 2017 tarihli ve 30157 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü eczacılık kurumlarından biri olan Gülhane Eczacılık Bilimleri Merkezi, günümüzde Gülhane Eczacılık Fakültesi ile iş birliği içinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesi, köklü geçmişinden aldığı güçle 24 Eylül 2018 tarihinde eğitim-öğretim faaliyetlerine başlamıştır.